Kazakistan Cumhuriyeti Büyükelçisi Canseyit Tüymebayev’in basın açıklaması

02 Mart 2012 / 13:04
03  
 G8’de, G20’de yetersiz, G-Global olmalı
 
Kazakistan Cumhuriyeti Büyükelçisi Canseyit Tüymebayev, Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in, 2 Mart’ta, Başkanlık Sarayı “Akorda”da yabancı diplomatlarla geleneksel görüşmesini yaptığını bildirdi. Yapılan toplantıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
 
Devlet Başkanı konuşmasında; geleneksel görüşmenin, Kazakistan’ın dış siyasetinde kutlanacak bir yıl dönümünde yapıldığına, 2 Mart’ın, Kazakistan’ın Birleşmiş Milletler Teşkilatına üye oluşunun 20’nci yıl dönümü olduğuna ve aynı zamanda, Kazakistan’ın başta Türkiye olmak üzere, pek çok ülke ile diplomatik ilişki kurmasının da 20’nci yılı olduğuna değindi.
Kazakistan’ın, 20 yıl içinde, kendisiyle işbirliğini geliştirmeyi hedefleyen ülkelerin tamamıyla ve yakın komşularıyla onurlu ilişkiler kurduğunu belirten Devlet Başkanı, görüşmeye katılan Büyükelçilerle yabancı diplomatik misyon şeflerine, ülkelerimiz arasındaki ilişkileri geliştirmek için yaptıkları katkılardan dolayı teşekkür etti.
Nursultan Nazarbayev, bağımsızlığının 20 yılında, Kazakistan’ın pek çok başarıya ulaştığına değindi. “2011 yılı, dünyada ekonomik krizin etkileri devam ederken, Kazakistan’da ekonomik büyümenin eskisinden de yüksek bir dinamikle sürdüğünü gösterdi. Ülkenin gayri safi milli hâsılası % 7,5 arttı. Kişi başına gayri safi milli hâsıla 11 bin doları aştı. İki yıl içinde ülkenin endüstrileşme-innovasyon programı çerçevesinde 400’e yakın yeni fabrika kuruldu. Endüstri alanında 90.000 yeni istihdam imkânı açıldı. Günümüzde 60 yeni işyeri kurularak, 2 milyar dolarlık iş hacmi yaratıldı. Kazakistan’ın dış ticareti 2011 yılında 126 milyar dolar oldu. Bu gösterge 2010 yılına göre % 40 artışı ifade etmektedir. Dünya piyasasında Kazakistan ürünleri ihracatı 88 milyar doları buldu. Bunun 21 milyar dolardan fazlası hammadde olmayan ürünlerdir. Geçen yıl 18 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım yapıldı. 47 milyar doları Ulusal Fon’da olmak üzere, ülkenin altın ve döviz rezervi 82 milyar doları buldu.
Planımızın özel maksadı, ülkedeki kolay yatırım iklimini geliştirmektir. Bu planda “e-devlet”i geliştirmek, yolsuzlukla mücadeleyi arttırmak, ticaret önündeki idari engelleri azaltmak temel adımlar olarak belirlenmiştir. Biz, geniş çerçeveli ekonomik yatırımlar, bunlar içinde altyapı projeleri yabancı yatırımın ilgisini çeker diye hesaplıyoruz. Bütün ülkeleri Kazakistan’la işbirliğine çağırıyoruz. Biz kamu ve özel sektör alanında iş yapmaya hazırız” dedi.
Nursultan Nazarbayev, ikinci stratejik hedef olan sosyo ekonomik modernizasyonun halkın geçim dengesini yükseltmek için olduğuna değindi. “Kazakistanlılar için iyi şartlar sağlamak – ülkemizdeki yüksek seviyeli ekonomik gelişimin ve kalkınmada istikrarın korunmasının kefili. Devletin desteklediği on yıllık iç siyasetin esas fikri gelip buna dayandı.
Kazakistan’ın büyük üstünlüğü, devletin başka ülkelerle ilişkilerine “beyaz sayfa” ile başlamasındadır. Yirmi yıl içinde bütün komşu ülkelerle sınır sorunları çözüldü. Kazakistan ile Post-Sovyet bölgesindeki diğer ülkeler bütün stratejik programlarla ilgili devletlerarası işbirliğinin güncel sistemini bulabilmiştir” dedi.
Devlet Başkanı Merkezi Asya’nın nükleer silahtan arınmış bir bölge olduğuna değindi. “Merkezi Asya, dünyanın enerji merkezlerinden biri olmak için ihtiyaç duyduğu büyük kaynaklara sahip. Kazakistan Merkezi Asya entegrasyon programının heyecanlı taraftarı olarak kalacaktır. Entegrasyon birleştirilen büyük yatırım planlarını gerçekleştirmek için geniş imkanlar sağlamayı sürdürecektir.
Biz çevre ülkelerin uluslar arası terörizmle ve radikalizmle, kaçak göçle, uyuşturucu kaçakçılığıyla ve günümüzün diğer sorunlarıyla mücadelesinde, dünya toplumunun önünde yürümek için büyük imkânlar görüyoruz. Kazakistan, Birleşmiş Milletler Teşkilatı, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslar arası kurumların özel uzmanlaştırılmış temsilciliklerinin görevini takdir etmektedir. Kazakistan bölgesindeki kendi misyonunu bölgesel güvenlik ve istikrar sistemini sürekli geliştirmekle irtibatlandırmaktadır” dedi.
Nursultan Nazarbayev, bu yılın, Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı (AİGK/CICA)’nın yıldönümü olduğuna değindi. AİGK’nın kurulması, bundan 20 yıl önce, Devlet Başkanı tarafından, Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Kurulu’nun 74’üncü toplantısı kürsüsünde dile getirilmiş, bağımsız Kazakistan’ın dış siyasetteki ilk tekliflerinden biriydi. Gerçekte AİGK, Avrasya’da ve küresel dengede, günümüz uluslar arası ilişkiler sisteminde önemli roller üstlendi. Konu geleceğe hazırlık yapmakla ve Asya’da işbirliği ve güven arttırıcı önlemler hakkında uluslar arası kuruluş kurulmasıyla ilgilidir.
Nursultan Nazarbayev, “beni 2010 yılı Aralık ayında AGİT’in tarihi zirve toplantısını yapan ülkenin Devlet Başkanı olarak, Astana deklarasyonunun gerçekleştirilmesindeki dinamiğin yokluğu endişelendiriyor. AGİT denilen gemi hala insani kriterlere yan bakarak gitmektedir. Devletlerden bir grubunun diğerine baskı yapmak için ulusal seçimlerdeki gözlemciler gibi araçlardan gereksiz şekilde faydalanma hareketleri de görülmektedir. Eğer yaklaşım böyle sürerse, o zaman biz gelecekteki bütün seçimlerde böylesi görevlileri reddederiz. Bu sadece benim fikrim değil, bütün Bağımsız Devletler Topluluğunda dile getirilmekte” dedi.
Devlet Başkanı Kazakistan’ın her zaman bölgesel ve küresel siyasetin liyakatli ve önder oyuncusu olduğunu ve olacağını belirtti. “Ülkemiz bölgelerarası ve kültürlerarası diyalogları geliştirmek düşüncesini sahiplendi ve gelecekte de sahiplenecek” dedi.
Devlet Başkanı, iç dünyamıza dönüşen küresel haberleşme olgusunun uluslar arası ilişkiler sisteminde yeni bakış gerektirdiğine değindi. “Öncelikle, küresel kararları kabul etme düzeninin adil olması gerekir. Gerçek şöyle, bugün G8’de, G20’de yetersiz. Küresel finans krizi sistemindeki güncel sorunların çözümünün araştırılmasını ve Birleşmiş Milletler Cemiyeti’nce krize karşı esas çözümlerin hazırlanmasını, ondan da kapsamlı olarak, G-Global yeni formatını önerdim. G-Global bütün devletleri, küresel siyasetin uluslar arası, kamusal olmayan kuruluşlarını, onlarla birlikte bireysel siyasetçileri, kurum önderlerini, uzmanları ve bilim adamlarını birlikte harekete ve işbirliğine çağıran alandır” dedi.
Devlet Başkanı uluslar arası kurumların elçileri ile temsilcilerinin yaptığı işin, Kazakistan’ın genç başkenti için büyük öneme sahip olduğuna değindi. “Aranızda Astana’ya kısa süre önce gelerek işe başlayanlar varsa, bu kış bizim iklimimizin ne kadar sert olduğunu görmüştür. Hâlbuki tabiatın tahmin edilemeyen hava durumundan farklı olarak, Kazakistan’ın bütün ülkelerle işbirliği arzusu her zaman “sıcak”. Biz buna değer veriyoruz ve bizim işbirliğimizin kapsamı sadece ileri gitmek için elimizden gelenin hepsini yapmaktır” dedi.
Devlet Başkanından sonra, gelenekselleşen âdete uygun olarak, Birleşik Arap Emirliklerinin Büyükelçisi İbrahim Hasan Saif beyefendi konuştu.


Dr. Halil ULUER