Nursultan Nazarbayev’in 2. Nükleer Güvenlik Zirvesi’ndeki konuşması

29 Mart 2012 / 14:11
03  
        Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, Seul’de düzenlenen 2. Nükleer Güvenlik Zirvesi’nde konuşma yaptı.

        Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev konuşmasında, Washington’da yapılan Zirveden sonraki iki yılın, küresel nükleer güvenlik alanında yaşanan önemli olaylarla dolu olduğuna değindi.

Nursultan Nazarbayev, “öncelikle, 2011 yılında, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Konferansı yapıldı. İkinci olarak, iki yıl içinde, dünyadaki yüksek seviyede zenginleştirilmiş uranyumun büyük kısmı imha edildi. Dünyadaki otuzdan fazla devlet nükleer güvenlik alanında ulusal yükümlülükleri kabul etti. Üçüncü olarak, 2010 yılında Astana’da Nükleer Terörizmle Mücadele İçin Küresel Girişim konferansı yapıldı.

Özgür irademizle Semey deneme alanını kapattığımızdan beri 20 yıl geçti. Onun fiziki güvenliğinin yükseltilmesi konusunda, uzun yıllara sari uluslararası işbirliği çerçevesinde, Kazakistan, Rusya ve ABD birbirine güven temelinde ortak hareketin örneğini göstermektedir” dedi.

Nursultan Nazarbayev, bununla birlikte ulusal seviyede Kazakistan’ın, 210 ton işlenmiş nükleer yakıtın güvenli koruma deposuna taşınması konusunda eşi olmayan bir projeyi gerçekleştirdiğini söyledi. Kazakistan’ın, Kitle İmha Silahlarının ve Bunlarla İlgili Malzemenin Yayılmasına Karşı “G-8” Küresel Ortaklığı’na katıldığını belirtti.

Aynı zamanda Kazakistan Devlet Başkanı, nükleer enerjinin sadece mutlak güvenlik garantisi halinde ve en başta üç ilke temelinde geliştirilmesinin gerekliliğine değindi. “Birincisi evrensellik. Barışçı atom çalışmaları alanında uluslararası-hukuki tecrübe birikimine ve sistemine ihtiyaç var. İkinci olarak, şeffaflık ve acil müdahale. Nükleer tesislerdeki her hangi bir olay hakkında, tam ve hızlı bilgi akışı ile haberlendirme yapılmasıyla birlikte, acil durumlarda ivedi davranabilmenin belirli araçlarının yapılması gerekir. Üçüncü ilke, eşitlik ve güven. Bütün devletlere, barışçı nükleer teknolojiye ulaşabilme ve uluslar arası uranyum bankası tarafından garantilenen düşük düzeyde zenginleştirilmiş kaynaklardan faydalanabilme imkânı, eşit hak olarak tanınmalıdır.

Kazakistan, nükleer güvenlik alanındaki zirvelerin her iki yılda bir yapılmasını teklif etmektedir. Biz böyle zirvelerden birinin gelecekte Astana’da yapılmasına hazırız. Kazakistan ABD ve Rusya arasındaki Stratejik Saldırı Silahlarının Sınırlandırılmasını Öngören Geçici Anlaşmanın yürürlüğe girmesine taraftardır ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme anlaşmalarını onaylayarak nükleer silah kullanılmasını yasaklayan ülkelerle ilgili Başkan Barack Obama’nın yeni nükleer stratejisini onaylamaktadır. Nükleer silahı olan bütün devletleri böyle iyi hareketlere davet ediyorum” dedi.

Nursultan Nazarbayev, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme rejiminin gerçekten erozyona uğradığına ve nükleer silaha sahip ülkeler grubunun denetimsiz şekilde çoğalmasının yirmi birinci asırda ortaya çıkan en ağır sorunlardan birine dönüştüğüne değindi. “Bazı devletler nükleer silaha sahip olmayı güvenlik unsuru olarak görmektedir. Dünyadaki dördüncü nükleer füze cephaneliğinden özgür iradesiyle vazgeçen ülkemin tecrübesine sığınarak, şunu söylüyorum: Güvenliğe esas temel garantiyi sadece sosyal ve ekonomik kalkınma verebilir. Bununla ilgili olarak, nükleer silahı ilk kullanan ülkenin tecrit edilmesine ve ona boykot uygulanmasına kadar en sert uluslar arası tedbirlerin alınması konusunda anlaşılmasını teklif ediyorum. Aynı zamanda, nükleer güçler nükleer silaha sahip olmaktan vazgeçen devletlere Birleşmiş Milletler’in onayladığı güvenlik garantisini vermelidir” dedi.



Dr. Halil ULUER